| |
|
|
|
"Kaptan Paşalık" Makamına Atama Merasimi
Ali Bey Bâb-ı Âlî'ye davet edilmiş, Hazine Odası'nda otururken vezirlik takımı hazırlanmış ve kendisi Sadrazamca kabul olunmuştur. Sadrazam, Ali Bey'i karşılamak üzere ayağa kalktığı sırada Ali Bey etek öpmüş, ardından Sadrazam'ın oturmasını müteakip o da oturmuştur. Birlikte otururlarken kahve ve çubuk içilmiş, bir süre özel sohbet edilmiş, o sırada şerbet, buhur tütsüsü ve gülsuyu getirilerek ikram edilmiştir. Bir süre sonra Bâb-ı Âlî Ricali Sadrazam'ın huzuruna girip yerlerine oturmuşlar, Teşrifatçı'nın işareti ile Ali Bey ayağa kalkmış ve vezirlik fermanı Reisülküttap Efendi tarafından okunduktan sonra kendisine vezirlere mahsus serâsere kaplı samur kürk giydirilmiştir. Ali Bey kürkü giydikten sonra Sadrazam'ın eteğini öpmüş ve O'nun kendisine salonun ortasına kadar eşlik etmesini müteakip Bâb-ı Âlî Ricali tarafından aşağı divanhanenin ortasına kadar götürülmüştür. Aşağıdaki binek taşında ata bindirilen Vezir Ali Paşa, Çavuşbaşı ve maiyeti tarafından alayla birlikte Kireç İskelesi'ne getirilmiş, oradan da kendisi filika ve kayıklarla Tersane'ye geçmiştir. Tersane İskelesi'ne çıkan Ali Paşa'yı orada kanun gereği Tersane Emini ve Tersane Kethüdası birlikte karşılamışlardır.
Tersane'ye geldikten sonra doğruca, Tersane'nin Büyük Köşkü'ne geçen
Kaptan Paşa, kahve içildikten sonra Çavuşbaşı'ya ve icabeden diğer
kişilere hil'ât giydirmiş, ardından da Tersane Ricali'nin tebriklerini
kabul etmek üzere Divanhane'ye geçmiştir. Burada Tersane
Şeyhi'nin dua
okumasını müteakip Kaptan Paşa'ya sincap kürkü giydirilmiş, ardından
da mehter marşı eşliğinde kutlama merasimine geçilmiştir.
Tersanede Düzenlenen Çeşitli Törenlerde Uygulanan Teşrifat Kuralları
Bu arada merasim sonrası karaya çıkan Kaptan Paşa da kendi çadırına geçer, bir süre dinlendikten sonra Vezir-i Azam'ın çadırını ziyaret eder, orada önce kendisine, ardından da Tersane Ricâli'ne hilât giydirilirdi. Hilât törenini takiben de Kaptan Paşa ile Vezir-i Azam bir süre sohbet ederler, kendilerine güllâb ve buhur ikram edilir, derken Kaptan Paşa gider ve tören sona ermiş olurdu. Kaptan Paşa Donanma ile denize açılacağı zaman, eğer Tersane'de bir tören düzenlenmeyecekse, veda için Bâb-ı Âlî'yi ziyaret ederdi. Bâb-ı Âlî Ricali, Kaptan Paşa'yı merdiven başında karşılar, ardından da orta odada bulunan Vezir-i Azam'ın yanına götürürdü. Rical temenna ederek çıkar, Kaptan Paşa'ya peşkir ile birlikte tatlı, kahve, çubuk, şerbet, güllâb ve buhur takdim edilir, kendisine serâsere sarılmış samur kürk giydirilirdi. Oradan çıkışında Kaptan Paşa Reisülküttap Efendi'nin ve Kethüda Bey'in odasına da uğrar, en son da Şeyhülislâm Efendi'ye giderdi. Donanma'nın gidişi gibi dönüşünde de bir tören düzenlenirdi. Bu törende, ilk törenden farklı olarak önce Padişah Yalı Köşkü'ne gider, Şeyhülislâm ise Bâb-ı Âlî'ye gelerek Vezir-i Azam ile birlikte sonradan Köşk'e çıkarlardı. Bu fark dışında iki tören birbirine çok benzemektedir. Öte yandan, yapımı yeni bitmiş bir kalyonun veya Padişah için kayıkhanede inşa edilen bir sandal ya da filikanın denize indirilmesi törenleri de sıkı teşrifat kurallarına göre icra edilmekte, Kaptan Paşa'ya bu törenlerde de önemli yetki ve sorumluluklar düşmekteydi. Denilebilir ki, sefere çıkılırken ya da seferden dönülürken düzenlenen törenler ve uygulanan teşrifat kuralları, devletin öteden beri sürdürülegelen geleneklerine ne derece bağlı kalındığını kanıtlamaktadır. Bunlar birer Kamu Hukuku geleneği olarak yerleşmiş ve yüzyıllarca sürdürülmüşlerdir.
Uygulanan Teşrifat Kuralları
Bu açıklamalar göstermektedir ki, Kaptan Paşa da diğer devlet görevlileri gibi her an çok sıkı takip edilmektedir. Donanma teşkilâtının sürekli biçimde güçlü ve göreve hazır tutulmasının önemi böylece ortaya çıkmaktadır.
Teşrifat Defteri'nden Bir Örnek
Tersane-i 'Âmire Sahası’nda
inşa ile bu defa Rûy-i Deryâ’ya tenzîl olunacak iki kıta Kalyon-ı
Humâyûn rüsûmunun icrası için Devletli 'İnâyetli Merhametli Semâhetli
Veliyyü'n-ni'am Şeyhü’l-İslam selleme-hu’l-İslâm Efendimiz Hazretleri
Sa'âdetli Reîsü’l-küttâb Efendi bendeleri delaletiyle doğru Tersane-i
'Âmire’yi teşrîf buyurduklarında Rfatli Kaptan Paşa ve Tersane Emîni
Efendi bendeleri iskele Başında istikbâl ve pîş-rev-i 'Âlîleri’nde revân
olarak Kaptane Odasını teşrîf ve ârâm ve Kudûm-ı Hazret-i
Sadâret-penâhî’de Oda-i mezkûr kapısı hâricinde istikbâl buyrulup
Teşrîf-i Meyâmin-redîf-i Şâhâne haberi zuhurunda müşârün-ileyh Devletli
'İnâyetli Semâhetli Veliyyü'n-ni'am Efendimiz Hazretleri Makarr-ı Şahane
olacak Kalyon-ı Humâyûn’a hemen su'ûd meze güpeşte nezdbânı bâlâsında
tevakkuf ve ârâm buyururlar Şevket-meab Efendimiz Hazretleri bi’l-yümn
ve’l-ikbâl sandaldan hurûç ve müstakbelîn bi’l-cümle Pîş-i Humâyûn’da
revân olarak zikrolunan meze güpeşte bâlâsına teşrîflerinde kad hamîde
ta'zîmi icrâ birle cânib-i yesârda na'l-gîri Humâyûn şerefiyle müşerref
olarak bu suretle Mevki'-i Şâhâne’ye şeref-bahşâ-yı ku'ûd olduklarında
Huzûr-ı Cihândârî’de bir miktar tevakkuf ve ârâm ve bâ-İzn-i Humâyûn
taşra hurûç ile Devletli Sadrazam Efendimiz Hazretleri beraber muvakkat
Ağa-yı Dârü’s-sa'âdeti’ş-şerîfe’de biraz tevakkuftan sonra Cây-i
'Âlîleri’ne teşrîf buyururlar sefâyin-i mezkûrenin 'avn u inâyet-i
Cenâb-ı Mürsili’r-riyâh ile tenzîli hususunu ikmâl olundukta bâ-da'vet-i
Nezd-i Mu'âlî-vefd-i Şâhâne’ye dâhil ve mu'tâd olan ferveler iktisâsıyla
İltifât-ı Şehin-şâhî’ye nâil oldukları akibinde taşra hurûç buyrulup
avdet-i Humâyûn vukû'unda teşrîflerinde icrâ olunan rüsûm misilli meze
güpeşte bâlâsına dek na'l-gîr ve mahall-i mezkûrda bâ-İzn-i Humâyûn’a
koltuk bırakılıp tevakkuf ve ârâm Da'vet-i Şâhâne’den sonra aşağıda
Kaptane odasını teşrîf ve bir miktar istirâhat buyrulup ba'dehu
müşârün-ileyh Devletli Sadrazam Hazretleriyle resm-i tevdî'i
ba'de’l-izâhâta Devlet-i âşiyâne Veliyyü'n-ni'amîlerini teşrîf
buyuracakları ma'lûm-ı 'âlîleri buyruldukta ferman..
|
![]() |