|
Piri Reis (1475-1555)

Denizcilikte azimli ol ki
Fetihleri Hak sana verir belki
Her yolda bir mürşidi kamil gerek
Bir denizci ilim ile amil gerek.
Öğrenmeli her işi noksansız
Ki denizde kazasız yol bulasız.
Bir işi tutunca koparıp başarmalı
Kararından dönmeyip sonuna dek varmalı.
Eşsiz bir kartograf ve deniz
bilimleri üstadı olan Piri Reis haritacılık bilgisi ve kitaplarıyla
dünyaca ün yapmış değerli ve büyük bir Osmanlı denizcisidir.
Türk denizcilik ekolünün öncüsü
sayılan Karamanlı Kemal Reis'in yeğenidir.
Asıl ismi Ahmed Muhiddin olan Pîrî Reis, 1475'te Gelibolu'da doğmuştur.
Babası Hacı Mehmed Efendi'nin nezaretinde tanınmış hocalardan ders gören
Pîrî Reis 11 yaşında dayısı Kemal Reis'in yanında çırak denizci
olarak denizlere açılmıştır. Pîri Reis'in ölünceye kadar devam edecek
denizcilik hayatı böylece çocukluk çağında başlamıştır. O hem denizlerde
harp edecek, hem de ilim tahsil ederek kendisini yetiştirecektir. O
dönemde Karamanoğulları Osmanlı devletine katılmış, Fatih Sultan Mehmet'in
emriyle, Beyliğin ileri gelenleri İstanbul'a göç ettirilmiştir. Kemal Reis
ve ailesi önce İstanbul'a, bir süre sonra Gelibolu'ya giderek orada
yerleşmiştir. Kemal Reisle Birlikte Akdeniz ve Ege'de dolaşarak düşmana
aman vermeyen Piri Reis, Osmanlı Devleti'nin hizmetine girerek bu şanlı
Devletin bayrağını denizlerde şerefle dalgalandırmıştır. 1486'da
Granada’nın Osmanlı Devleti'nden yardım istemesi üzerine 1487-1493 yılları
arasında Piri ve amcası, gemilerle Endülüslü müslümanları İspanya'dan
Kuzey Afrika'ya taşıdılar. Bu hizmetleri altı sene devam etmiştir.
II.Bayezit'ın daveti üzerine dayısıyla birlikte İstanbul'a giden Pîrî
Reis'e padişah, Amirallik rütbesi vermiştir. Pîri Reis dayısıyla birlikte
1498'de başlayıp 1502'ye kadar devam eden Osmanlı-Venedik harbine de
katılmıştır.
Pîrî Reis, dayısıyla birlikte Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa
kıyılarına yapılan akınlara iştirak etmiştir. 1500'de Modon kalesinin
denizden kuşatılmasında "Reis" unvanıyla harp gemisine kumandanlık
etmiştir. Piri Reis Akdeniz'de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri
ve yaşadığı olayları, daha sonra Kitab-ı Bahriye adıyla dünya
denizciliğinin de ilk kılavuz kitabı olma özelliğini taşıyacak olan
kitabının taslağı olarak kaydetti.
Piri Reis, 1511'de amcasının ölümünden sonra, bir süre için açık
denizlere açılmadı ve Gelibolu'ya yerleşti. Burada, önce 1513 tarihli ilk
dünya haritasını çizdi. Atlas Okyanusu, İberik Yarımadası, Afrika'nın
batısı ile yeni dünya Amerika'nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik
parça, işte bu haritanın elde bulunan bölümüdür. Bu haritayı dünya
ölçeğinde önemli kılan, Kristof Kolomb'un hala bulunamamış olan Amerika
haritasındaki bilgileri içeriyor olmasıdır. Kemal Reis'in vefatından sonra
Barbaros'un idaresi altındaki donanmada görev alan Pîri Reis, bu büyük
Türk denizcisinin pek çok seferine iştirak etmiştir.
Pîrî Reis 1516 ve 1517'de Suriye ve Mısır'ın Yavuz Sultan Selim tarafından
fethedilişi harekatına donanmasıyla katılarak değerli hizmetlerde
bulunmuştur. Pîri Reis haritalarını Yavuz Kahire'de iken padişah'a takdim
etmiş ve çok takdir görmüştür.
Mısır seferinden sonra Gelibolu'ya dönerek hayatını ilme veren Pîrî Ris,
Kanuni devrinde Rodos seferine katılmıştır.
Tamamladığı değerli eseri "Kitab-ı Bahriye"yi 1527'de Sadrazam İbrahim
Paşa vasıtasıyla Kanuni'ye takdim eden Pîrî Reis, ilme âşık padişah
tarafından mükafatlandırılmış ve teşvik görmüştür.
Kanunî tarafından 1547'de Hind (Mısır) Kaptan-ı Deryalığına atanan Pîri
Reis bu vazifesinde devlete büyük hizmetlerde bulunmuştur.
Bu vazifede iken 1551'de Aden'i fethetti ve Maskat’taki Portekiz
Garnizonunu zaptetti. Basra Körfezinde bâzı yerleri de fethettikten sonra,
Katar Yarımadasını, Bahreyn Adalarını, Lahsa (Hasâ) kıyılarını Türk
hâkimiyetine soktu. İhtiyârlığına rağmen mücâdelelerine yılmadan devâm
eden Pîrî Reis, 27 parça gemisini Basra’da bırakıp, üç kadırga ile
Süveyş’e dönmesi yanlış anlamalara ve ithamlara sebep oldu. Ömrünü
denizlerde yılmadan mücâdele ile geçiren Pîrî Reis, 1555’te öldüğü zaman,
ardında, o güne kadar bilinmeyen birçok deniz bilgileriyle dolu ciltlerce
eserle, bugün bile hayranlıkla seyredilen haritalar bıraktı. Pîrî Reis’in
eserleri, çeşitli dillere çevrilerek basılmış ve onun şöhreti bilhassa 20.
asırda dünyâya yayılmıştır. Türk denizcileri arasında başarılı bir
kaptan-ı deryâ olan Pîrî Reis, aynı zamanda bir ilim adamı olarak
bıraktığı eserlerle târihin sayfalarında unutulmazlar arasına girmiştir.
Kitab-ı Bahriye:
Türk haritacılığının kurucusu
Piri Reis tarafından 1521 tarihinde hazırlanmış ve dünyanın en önemli
coğrafya eserlerinden kabul edilen "Kitab-ı Bahriye" Akdeniz kıyılarına
ait ayrıntılı bir harita-kılavuzdur. 858 büyük sayfayı bulan denizciliğe
ait bu değerli eserinde 223 harita bulunmaktadır. Kitap, denizcileri,
Akdeniz kıyıları, adaları, geçitleri, boğazları, körfezleri, fırtına
halinde nereye sığınılacağı, limanlara nasıl yaklaşılacağı hakkında
bilgiler vermesi yanında ayrıca limanlar arasında gitmek için de kesin
rotalar verir. Kitabın 78 sayfası ise nazım şeklinde kaleme alınmıştır.
Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir haritacı da olan Piri Reis, gezip
gördüğü yerler hakkında bilgileri kaydetmiş ve onların haritalarını
çizmiştir. 1511-13 yılları arasında birinci dünya haritasını çizerken
seyir notlarını da bir kitap olarak düzenlemeye başlamıştır. Sonunda,
yabancı kaynaklardan da yararlanarak bu yerlerin tarihî ve coğrafî
özelliklerini 1521 tarihinde tamamladığı Kitab-ı Bahriye'de toplamıştır.
1524 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı ve sadrazamı Pergeli İbrahim
Paşa, Mısır'a sefer yaparken, Piri Reis'i de yanına kılavuz kaptan olarak
alır. Piri Reis'in sefer sırasında kendi hazırladığı kılavuzdan
yararlandığını farkeden Sadrazam, Piri Reis'ten eserin temize çekilerek
Kanuni Sultan Süleyman'a sunulmasını ister. Piri Reis, usta hattatlar ve
çizimcilere yaptırılan yeni Kitab-ı Bahriye'sini 1526'da Kanuni'ye armağan
eder.
Kitab-ı Bahriye'nin 1526 sürümünde Akdeniz ve Ege'nin 290 haritası vardır.
Bunu izleyen yüzyıl boyunca Kitab-ı Bahriye'nin ilk nüshasından daha da
gösterişli çeşitli kopyaları yapılır. İşlevselliği artsın diye sonraki
yıllarda yapılan kopyalarına Marmara Denizi kıyı ve adaları ile İstanbul
da ilave edilir.
Güzelliği bir yana, bu ikinci sürüm denizcilikle ilgili pek çok bilgi
içerir: birinci bölümün konuları fırtınalar, pusula, portolan(bir limanın
ya da kıyının bir bölümünün, büyük ölçekte yapılmış haritası) haritaları,
yıldızlarla yön bulma, okyanuslar, ve onları çevreleyen kara parçalarıdır.
İkinci kısım, portolan tarzı harita ve seyir kılavuzlarından oluşur. Her
bölüm söz konusu ada veya kıyının bir haritasını içerir. Bu bölümlerden
birinci kitapta 132, ikincisinde 210 tane vardır. Kitab-ı Bahriye'nin
ikinci bölümü, Çanakkale Boğazı ile Sultaniye ve Kilitbahir kalelerinin
anlatımı ile başlar. Ege Denizi adaları ve kıyıları, Yunanistan kıyıları,
Mora Yarımadası, Adriyatik kıyıları, İtalya kıyıları, Sicilya, Sardunya,
Korsika adaları, Fransa kıyıları, İspanya kıyı ve limanları, Kanarya
Adaları, Kuzey Afrika kıyıları, Mısır ve Nil nehri, Doğu Akdeniz kıyıları,
Girit ve Kıbrıs, Anadolu'nun güney ve Ege kıyıları ve adaları, Gelibolu
ile Saros Körfezi anlatılır. Kentlerdeki önemli anıt ve binaların
çizimlerinin de yer aldığı kitapta ayrıca Piri Reis'e ait biyografik
bilgiler de bulunur.
Kitapta, Piri Reis, Akdeniz'le ilgili bunca bilginin büyük bir parşömen
üzerine çizmek yerine bir kitapta toplamasının nedenini açıklamış,
elindeki bilgilerin tek bir haritaya sığdırılmasının kullanışsız olacağını
belirtmiştir.
Kitabı Bahriye, Anadolu sahillerinin özelliklerini karış karış veren
değerli bir coğrafya kitabı olarak bugün dahi geçerlidir.
Kitab-ı Bahriye'nin kopyaları Avrupa'nın çeşitli kütüphanelerinde bulunur.
Birinci kitabın suretleri İstanbul'da Topkapı Sarayı'nda, Nurosmaniye
Kütüphanesi'nde ve Süleymaniye kütüphanesi'nde, Bolonya'da Bibliotheque de
l'Universite'de, Viyana'da Nationalbibliothek'de, Dresden'de
Staatbibliotek'de, Paris'de Bibliotheque Nationale'de, Londra'da British
Museum'da, Oxford'da Bodlein Library'de, Baltimore'da Walters Art
Gallery'de bulunur. İkinci kitabın suretleri İstanbul'da Topkapı
Sarayı'nda, Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa Kütüphanesi'nde, Süleymaniye
Kütüphanesi'nde ve Paris Kütüphanesi'nde bulunurlar.
Dünya Haritası I ve II:
1513'te yaptığı Amerika ve Dünya
haritası bütün dünyadaki ilim adamlarınca hayret, takdir ve heyecanla
karşılanmıştır. Çünkü Pîri Reis asırlar öncesinin sınırlı imkanlarına
rağmen haritayı hayret verici doğrulukta çizmiştir. Deri üstüne çizdiği
haritalar, tek kelime ile şâheserdir. 1513 yılında yaptığı haritasında,
Atlas Okyanusu ve yeni keşfedilen Amerika da yer almaktadır. Haritayı
yaptığı târihten henüz yirmi beş yıl önce keşfedildiği iddiâ edilen
Amerika kıtasının, ayrıntıları ile îzâh edilmesi düşündürücü ve bu
yerlerin daha önceden bilindiğinin açık işâretleridir. Bu haritayı,
üzerinde gerekli düzeltmelerden sonra 1528’de tekrar yapmıştır. Her ikisi
de, büyük haritalar şeklinde sekiz renk üzerine deriye işlenmiştir. Bütün
dünyâda büyük hayranlık uyandıran bu büyük eserde Grönland’dan Florida’ya
kadar olan kısımlar, büyük bir doğrulukla çizilmiştir. Topkapı Müzesinin
düzenlenmesi esnâsında, diğer târihî kıymetli eserler arasında ele geçen,
deri üstüne yapılmış haritalar, 1929 yılında aynen yayınlanarak dünyâ
kamuoyunun takdirine sunulmuştur.
Piri Reis'in dünyanın yuvarlık olduğunu söylediği yıllarda Macellan'ın
henüz dünya turuna çıkmadığı (dünya turu 20 Eylül 1519'da başlamış ve
Macellan'ın kaptanları tarafından 6 Eylül 1522'de tamamlanmıştır)
hatırlanırsa, Pîrî Reis'in coğrafya ilmi bakımından Avrupalılardan ne
kadar ileride olduğu açıkça görülür.
Kendi değerlerimize sahip çıktığımızda ne harikalar ortaya koyduğumuzun
delillerinden birisi de Pîrî Reis'dir.
Gel beyim lütf eyle şeker nuşet
Kıssadan söylerim, biraz guş et.
Gemilerde gazaya kim gittim,
Gördüğün gibidir ki nazmettim,
Kapdan bey kadırga çektirdi,
Topları baştan ki sektirdi.
Ok gibi erişti can attı
Kapdan candaralı’ya çattı
Her gemi bir tarafta yüğrüştü
Kapdan çünkü önden irişdi
Çıktı, dikti birisi sancağı
Baştan bin olurken yağı
Yardım candaralı’ya yetti,
Bir mavna kadırgaya çattı.
Bil bu iki mavna nitdiler,
Kapdanı ihata ettiler
Bil bu iki arasına kim düştü,
İkiye bölündü halk dövüştü
Gördü “piri reis” can attı,
Kıçtan candaralı’ya çattı,
Korkud’un sancağını çıkardı,
Cenk ile iki kafir öldürdü.
İrdi iki sipahi pür ahenk,
Piri’ye cena ile ola hem renk,
Ol mavna kim gördü nitmişler
Sancağı başa kıça dikmişler
Sandı kim candaralı alındı,
Havf ödü yüregine çalındı.
Gerçi ol şerbetten biraz içti.
Senk yemiş köpek gibi kaçtı.
(Sinoplu Safai)
Piri Reis Hakkında Yazılar:
"Piri Reis’in
Kayıp Hazinesi"
"Deryaların
Piri, Haritacıların Reisi Piri Reis"
|